Sokrates (MÖ 470-399), Atina'da yaşamış filozoftur. Ne bir kitap yazdı ne de ders ücreti aldı; günlerini şehrin meydanlarında insanlara soru sorarak geçirdi. MÖ 399'da "gençleri yozlaştırmak" ve "şehrin tanrılarına inanmamak" suçlamasıyla yargılandı, ölüme mahkûm edildi ve baldıran zehri içerek öldü.
Sözlerini iki kaynaktan biliyoruz: öğrencisi Platon'un diyalogları ve Ksenophon'un anıları. Platon'un diyaloglarında konuşan Sokrates'in ne kadarının gerçek Sokrates, ne kadarının Platon'un kendi felsefesi olduğu ise iki bin yıldır tartışılır. Aşağıda her sözün hangi metinde geçtiği belirtilmiştir.
Bilgi ve bilgisizlik
1. "Sorgulanmamış bir hayat, yaşanmaya değmez." (Platon, Sokrates'in Savunması, 38a) — Mahkemede, sürgün yerine ölümü seçme gerekçesi olarak söylediği cümle.
2. "Bilmediğim şeyi bildiğimi de sanmıyorum." (Savunma, 21d) — Türkçede "tek bildiğim hiçbir şey bilmediğimdir" diye dolaşan sözün asıl hâli. Sokrates'in üstünlüğü, bilgisizliğinin farkında olmasıdır.
3. "Tek bir iyi vardır: bilgi. Tek bir kötü vardır: cehalet." (Diogenes Laertios'un aktardığı biçimiyle)
4. "Kimse bilerek kötülük yapmaz." (Platon, Protagoras ve Menon'daki tartışmaların özeti) — "Sokratik akılcılık" denen görüşün çekirdeği: kötülük bir bilgi eksikliğidir.
5. "Erdem bilgidir." (Menon) — Bir öncekinin öteki yüzü.
6. "Kendini bil." (Delphoi tapınağının kapısındaki yazı; Sokrates bunu kendi yönteminin merkezine koymuştur) — Söz Sokrates'ten önce vardır, ama onunla anılır.
Yöntem: soru sormak
7. "Ben kimseye bir şey öğretemem; yalnızca onların düşünmesini sağlayabilirim." (Sokratik yöntemin, diyaloglardaki tavrından çıkan özeti)
8. "Benim işim ebelik: düşünceyi ben doğurmam, doğmasına yardım ederim." (Platon, Theaitetos, 150b) — Annesinin ebe olmasına gönderme yaparak kendi yöntemini anlatışı.
9. "Konuşmayı bilmeyen çok konuşur." (Ksenophon'un aktardığı sözlerin çizgisinde)
10. "Bir insanı tanımak istiyorsan, ona ne sorduğuna bak; ne cevap verdiğine değil." (Sokratik yöntemin geleneksel özeti)
Yaşamak ve ölçü
11. "Yaşamak için yemeli, yemek için yaşamamalı." (Diogenes Laertios'un aktardığı söz)
12. "İhtiyacım olmayan ne çok şey varmış!" (Atina çarşısında satılan malları seyrederken söylediği aktarılır) — Sadeliğin en kısa ifadesi.
13. "Zenginlik ve soy, saygınlık getirmez; yalnızca kötülük getirir." (Savunma, 41e civarı; gençlere verdiği öğüdün özeti)
14. "Paradan erdem doğmaz; erdemden para ve her türlü iyilik doğar." (Savunma, 30b)
Yargılanması ve ölüm
15. "Bana ölümü siz verdiniz, ama ben size gerçeği bıraktım." (Savunma'nın kapanış bölümünün geleneksel özeti)
16. "Ölüm iki şeyden biridir: ya bir hiçliktir ya da ruhun başka bir yere yolculuğudur." (Savunma, 40c) — Ölümden korkmamanın gerekçesi olarak bilinmezlik.
17. "Gitme vakti geldi: ben ölmeye, siz yaşamaya. Hangimizin daha iyi bir işe gittiğini kimse bilmez." (Savunma, 42a) — Savunmanın son cümlesi.
18. "Kriton, Asklepios'a bir horoz borçluyuz; sakın unutma." (Platon, Phaidon, 118a) — Zehri içtikten sonraki son sözleri. Asklepios şifa tanrısıdır; bu yüzden cümle iki bin yıldır yorumlanıyor.
19. "İyi bir insana ne yaşarken ne de öldükten sonra kötülük dokunur." (Savunma, 41d)
20. "Haksızlık etmektense haksızlığa uğramak yeğdir." (Platon, Gorgias, 469b) — Sokrates'in en çok tartışılan ahlak ilkesi.
Ona atfedilen ama Platon'da geçmeyen sözler
"Evlen: iyi bir kadın bulursan mutlu olursun, kötü bulursan filozof." Bu söz Platon'un ya da Ksenophon'un metinlerinde geçmez. Yüzyıllar sonra derlenmiş fıkra kitaplarında Sokrates'e mal edilmiştir; karısı Ksanthippi ile ilgili anlatılan hikâyelerin bir parçası olarak dolaşır.
"Dünya vatandaşıyım." Bu söz genellikle Sokrates'e atfedilir, ama antik kaynaklarda Sinoplu Diogenes'e aittir.
Bir alıntının gerçekten ona ait olup olmadığını anlamanın yolu, hangi diyalogda geçtiğine bakmaktır: Platon'un bütün metinleri numaralandırılmıştır (Stephanus numaraları) ve bir cümle bu numarayla gösterilemiyorsa büyük ihtimalle sonradan uydurulmuştur.
Kapanış
Sokrates hiçbir şey yazmadığı hâlde iki bin dört yüz yıldır okunuyor. Sebebi, bıraktığı şeyin bir öğreti değil bir yöntem olması: soru sormak, verilen cevabı da sorgulamak ve bilmediğini kabul etmek. "Sorgulanmamış bir hayat yaşanmaya değmez" cümlesi, bu yöntemin tek satırlık özetidir.





