Tevfik Fikret 1867'de İstanbul'da doğdu, 1915'te kırk sekiz yaşında öldü. Galatasaray Sultanisi'ni birincilikle bitirdi, sonra aynı okulda öğretmenlik ve müdürlük yaptı. Servet-i Fünûn dergisinin şiirdeki önderiydi; istibdada karşı yazdığı şiirler yüzünden dergi kapatıldı.
Şiirinde iki damar vardır: sert bir toplum eleştirisi ve bilime duyulan güven. İkincisi, Türk şiirinde ilk kez onda bu kadar açık söylenir.
Akıl, bilim, çalışma
1. "Benim ayinim düşünüp yapmaktır; benim dinim insan gibi yaşamaktır." — En çok alıntılanan cümlesi ve en çok tartışılanı.
2. "Uğraş, didin, düşün, ara, bul, koş, atıl, bağır. Durmak zamanı geçti, çalışmak zamanıdır." — Sekiz emir kipini arka arkaya dizer; Türkçede bu kadar sıkıştırılmış bir eylem listesi azdır.
3. "Kuşku, koşmaktır aydınlıklara doğru. İnsan aklıdır eninde sonunda gerçeği bulacak olan." (Tarih-i Kadim) — Şüpheyi bir eksiklik değil, yöntem sayar.
4. "Bize bol bol ziya kucakla getir; düşmek, etrafı görmemektendir." — Düşmenin sebebini karanlığa, yani bilgisizliğe bağlar.
5. "Göz açıldıkça ruh perdelenir." — Yukarıdakinin tersi yönde bir cümle; Fikret'in her zaman iyimser olmadığını gösterir.
Toplum ve kadın
6. "Elbet sefil olursa kadın, alçalır beşer." — Bir toplumun seviyesini kadınların durumuna bağlayan, döneminde çok cesur sayılan bir dize.
7. "Hep yıkım üstüne yıkım, acı üstüne acı! Ne vakit geçse anlı şanlı bir ordu, çöküverir ağır gölgesi bir bulutun..." (Tarih-i Kadim) — Tarihi zafer anlatısı olarak okumayı reddeder.
8. "Sis" — II. Abdülhamid dönemi İstanbul'unu anlatan şiiri. Şehri överek başlayıp lanetleyerek biten yapısıyla Türk şiirinde eşsizdir.
Kişisel olanlar
9. "Sultani'yi yıkmak için önce beni yıkmak lazımdır." — 31 Mart ayaklanmasında, kalabalığın Galatasaray Sultanisi'ne yürüyeceği haberi geldiğinde söylediği söz.
10. "En sakin yolculuk uykudur."
11. "Deniz kadın gibidir, hiç güvenmek olmaz ha!"
12. "Kedimle oynarken, benim onunla eğlenmemden çok onun benimle eğlenip eğlenmediğini kim bilir?" — Montaigne'in ünlü cümlesinin Fikret'teki karşılığı; şairin Fransız düşüncesiyle bağını gösterir.
13. Haluk'un Defteri (1911), oğlu üzerinden gelecek kuşağa seslendiği kitaptır. "Haluk", tek bir çocuk değil, bütün bir kuşağın adıdır.
14. Fikret'in mezar taşındaki isteği de kendi şiirinden gelir: bilimle ve çalışmayla anılmak. Bugün Aşiyan'daki evi müzedir ve İstanbul'a bakan o terasta, "Sis"i yazdığı manzara hâlâ durur.
Nereden başlamalı
Rübâb-ı Şikeste (1900) ilk ve en önemli kitabıdır. "Sis", "Tarih-i Kadim" ve "Haluk'un Vedaı" mutlaka okunmalı. Dili ağır gelirse günümüz Türkçesine aktarılmış baskıları tercih edin — özellikle "Sis"in sadeleştirilmiş hâli, şiirin gücünü kaybettirmez.
Kapanış
Tevfik Fikret'i bugün de tartışılır kılan şey, şiiri bir inanç meselesi hâline getirmesidir: "Benim dinim insan gibi yaşamaktır" diyen bir şair, yüz yıl sonra bile kimsenin kayıtsız kalamayacağı bir cümle bırakmış demektir.





