Ahmet Yesevî (1093-1166 dolayları), bugünkü Kazakistan'da yaşayan Türk mutasavvıfıdır. Tasavvufu Türkçe ve halkın anlayacağı sadelikte anlattı; bu yüzden "Pîr-i Türkistan" diye anılır. Şiirlerine hikmet denir ve toplandıkları kitabın adı Divan-ı Hikmet'tir.
Yesevî geleneği Anadolu'ya Yunus Emre'ye uzanan bir hat kurar: aynı sadelik, aynı halk Türkçesi. Aşağıdaki hikmetlerin anlamı bugünkü Türkçeyle verilmiştir.
Yol ve nefis
1. "Nefsim beni yoldan çıkardı; ben de onu aç bıraktım." (Divan-ı Hikmet'in tekrar eden izleği)
2. "Gönül Kâbe'dir; onu yıkan, Kâbe'yi yıkmış olur." (Yesevî geleneğinin en çok tekrarlanan sözü)
3. "Yol, dil ile değil, hâl ile yürünür." (Hikmetlerin temel öğüdü)
4. "Dervişlik hırka ile değil, gönül temizliğiyle olur." (Aynı çizgide)
Alçakgönüllülük
5. "Yerde toprak ol ki, gökte yıldız olasın." (Hikmetlerin alçakgönüllülük öğüdü)
6. "Kendini büyük gören, küçülmeye mahkûmdur." (Aynı bölüm)
7. "Başını eğ, yolunu bul." (Yesevî öğütlerinden)
İnsan sevgisi
8. "Müminler bir bedendir: biri incinse hepsi incinir." (Hikmetlerdeki kardeşlik öğüdü)
9. "Garipleri gördüğünde yüzünü çevirme; garip, Hakk'ın emanetidir." (Divan-ı Hikmet'in ünlü garip hikmetleri)
10. "Bir gönül yapmak, bin kere hacca gitmekten yeğdir." (Yesevî geleneğinde yaygın söz)
11. "Kimseye kin tutma; kin taşıyan, yükünü kendi taşır." (Aynı çizgide)
Bilgi ve amel
12. "İlim öğren, ama önce edep öğren." (Hikmetlerin eğitim öğüdü)
13. "Bildiğiyle amel etmeyen, yükü olan ama yolu olmayan kervan gibidir." (Aynı bölüm)
14. "Söz bilenin, iş bilenin yanında değeri vardır." (Hikmetlerden)
Ölüm ve fani dünya
15. "Dünya bir handır; sen yolcusun, konak sanma." (Divan-ı Hikmet'in tekrar eden imgesi)
16. "Toprak seni bekler; her gün biraz ona yaklaşıyorsun." (Aynı izlek)
17. "Malın kalır, amelin gider seninle." (Öğüt hikmetlerinden)
18. "Altmış üç yaşında yer altına girdim." (Yesevî'nin, Hz. Muhammed'in vefat yaşına saygı için çilehaneye çekildiğini anlatan meşhur rivayet)
19. "Gönlü kırığın ahından kork." (Hikmetlerin uyarısı)
20. "Aşk olmasa, can ile ten ayrılmazdı." (Tasavvufi aşk hikmetlerinden)
Okurken
Divan-ı Hikmet'in elimizdeki nüshaları sonraki yüzyıllarda çoğaltılmıştır; bu yüzden bazı hikmetlerin Yesevî'ye mi yoksa takipçilerine mi ait olduğu tartışılır. Bugünkü Türkçeye aktarılmış seçmelerle okumak en pratik yoldur.
Kapanış
Yesevî'nin yaptığı şey basit ama belirleyiciydi: tasavvufu halkın kendi diliyle anlattı. Anadolu'daki Yunus Emre çizgisi ve alevi-bektaşi geleneği bu kapıdan geçer.





