Albert Camus 1913'te Cezayir'de yoksul bir ailede doğdu, 1960'ta Fransa'da bir trafik kazasında öldü. Babasını Birinci Dünya Savaşı'nda kaybetti, annesi okuma yazma bilmiyordu. Gazetecilik yaptı, Direniş'te yer aldı, 1957'de kırk dört yaşında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandı.
Düşüncesinin merkezinde "absürt" vardır: insanın anlam arayışı ile dünyanın sessizliği arasındaki uyumsuzluk. Camus'nün cevabı umutsuzluk değil, bu uyumsuzluğu bilerek yaşamaktır.
Sisifos Söyleni'nden
1. "Sisifos'u mutlu olarak düşlemek gerekir." (Sisifos Söyleni, 1942) — Kitabın son cümlesi. Kayayı sonsuza kadar itmeye mahkûm adamı acınacak biri değil, kendi kaderini üstlenen biri olarak görmeyi önerir.
2. "Tepelere doğru tek başına didinmek bile bir insanın yüreğini doldurmaya yeter." (Sisifos Söyleni) — Yukarıdaki cümlenin hemen öncesi.
3. "Düşünme alışkanlığı elde etmeden önce yaşama alışkanlığı ediniriz." (Sisifos Söyleni)
4. "Bana her şeyi açıklayan öğretiler aynı zamanda beni zayıflatıyor: kendi yaşamımın ağırlığından kurtarıyorlar beni, oysa onu yalnız başıma taşımam gerek." (Sisifos Söyleni) — Hazır cevapların neden işe yaramadığına dair.
5. "Dünya aydınlık olsaydı, sanat olmazdı." (Sisifos Söyleni)
6. "Usta romancılar filozof romancılardır; onlar tez yazarlarının karşıtlarıdır." (Sisifos Söyleni) — Roman fikri anlatmaz, fikri yaşatır.
Yabancı'dan
7. "Bugün annem öldü. Belki de dün, bilmiyorum." (Yabancı, 1942) — Romanın ilk cümlesi; kahramanın dünyayla kurduğu mesafeli ilişkiyi ilk satırda kurar.
8. "İnsan, bilmediği konularda hep abartılı fikirlere sahip olur." (Yabancı)
Veba ve sonrası
9. "Eğer Tanrı olmasaydı, bir insan aziz olabilir miydi? Bu, benim bugün bildiğim tek samimi problemdir." (Veba, 1947)
10. "Her ideoloji insan psikolojisine karşıttır." (Başkaldıran İnsan, 1951)
11. "Dostlarım, size büyük bir şey söyleyeceğim: Son Yargı gününü beklemeyin. O, her gün olmaktadır." (Düşüş, 1956)
12. "Ölüm de serindir; gölgesinde hiçbir tanrı barınmaz." (Sürgün ve Krallık, 1957)
13. "Güzelliğe karşı hepimizin bir zaafı var." (İlk İnsan)
14. "Kendimi mi öldürsem, yoksa bir fincan kahve mi içsem?" (Mutlu Ölüm) — Absürt felsefesinin gündelik hâli: en büyük soru, en sıradan seçeneğin yanına konulunca küçülür.
Futbol
15. "Hayat ve ahlak hakkında bildiğim her şeyi futboldan öğrendim." — Camus gençliğinde Cezayir'de kaleci olarak oynadı; verem yüzünden bıraktı. Bu cümle söyleşilerinde birkaç kez tekrarladığı, kaynaklı sözlerindendir.
16. "Tarihsel mutlakıyet, güç sahibi olur olmaz tek yaratıcı gerçekliği yok etmiştir." (Direniş, Başkaldırı ve Ölüm, 1960)
Nereden başlamalı
Yabancı kısa ve sarsıcıdır; bir oturuşta bitirilebilir. Ardından Veba — salgın romanı olarak da okunur, ama asıl konusu dayanışmadır. Felsefî tarafı merak ediyorsanız Sisifos Söyleni, sonra Başkaldıran İnsan.
Kapanış
Camus'nün cazibesi, karamsar bir teşhisten neşeli bir sonuç çıkarmasıdır. Dünya anlamsızsa bile, o anlamsızlığı bilerek yaşamak bir tür zaferdir — "Sisifos'u mutlu olarak düşlemek gerekir" cümlesi tam bunu söyler.





