Ernest Hemingway 1899'da Illinois'de doğdu, 1961'de öldü. Önce gazeteciydi; Birinci Dünya Savaşı'nda ambulans şoförlüğü yaptı, İspanya İç Savaşı'nı ve İkinci Dünya Savaşı'nı muhabir olarak izledi. 1954'te Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
Edebiyata getirdiği şey üsluptur: kısa cümle, az sıfat, çok fiil. Gazetecilikten öğrendiği bu ekonomiyi romana taşıdı ve 20. yüzyıl İngilizcesinin yazılış biçimini değiştirdi.
Yazmak ve kelimeler
1. "Tüm hayatım boyunca kelimelere, onları ilk kez görüyormuşum gibi merakla baktım." — Bir dil işçisinin en kısa özeti.
2. "Benim amacım, ne gördüğümü ve ne hissettiğimi kâğıda en iyi ve en basit şekliyle yazmak." — "En iyi" ile "en basit"i aynı cümlede yan yana koyar.
3. "Dinlemeyi severim. İnsanları dikkatle dinleyerek çok şey öğrendim. Çoğu insan karşısındakini hiç dinlemez." — Diyaloglarının neden gerçek durduğunu açıklayan cümle.
4. "Hareketi asla eylemle karıştırmayın." — Meşgul görünmekle iş yapmak arasındaki farkı üç kelimeye sığdırır.
Dayanıklılık
5. "Dünya herkesi yaralar ve birçok insan o yaralardan güç alır. Yaralanmayanlarsa ölür." (Silahlara Veda)
6. "Bir insan sadece bir defa ölür."
7. "Her insanın hayatı aynı şekilde sona erer. Bir insanı diğerinden ayırt eden, nasıl yaşadığının ve nasıl öldüğünün ayrıntılarıdır."
8. "Ölüm korkusu, zenginliği artırmakla aynı oranda artar."
Ahlak ve insanlar
9. "Ahlak konusunda inandığım ilke şudur: bir şeyi yaptıktan sonra kendini iyi hissediyorsan o ahlakidir; kötü hissediyorsan gayriahlakidir." — Kuralcı olmayan, tamamen deneye dayanan bir ahlak ölçüsü.
10. "Birine güvenebileceğini anlamanın en iyi yolu, ona güvenmektir."
11. "Zeki insanlardaki mutluluk, bildiğim en nadir şey."
12. "Bir kez borca alıştın mı, sonra dilenirsin."
13. "İki insan birbirini seviyorsa, buna mutlu bir son yoktur." — Bütün aşk romanlarının sonunu tek cümlede reddeder.
Yöntemi: buzdağı
14. Hemingway'in yazma ilkesi "buzdağı kuramı" diye bilinir: hikâyenin yalnızca sekizde biri görünür, kalanı su altındadır. Yazar bildiğini anlatmaz; ama bildiği için metin sağlam durur. Bu yüzden onun hikâyelerinde en önemli şey çoğu zaman söylenmemiş olandır.
15. Yaşlı Adam ve Deniz (1952) bu yöntemin en saf örneğidir: yüz sayfalık bir kitapta tek bir balıkçı, tek bir balık ve neredeyse hiç iç monolog yoktur.
16. Ona atfedilen meşhur "altı kelimelik hikâye" — "Satılık: bebek ayakkabıları, hiç giyilmedi" — muhtemelen ona ait değildir. Benzer reklam metinleri Hemingway'den önce de dolaşıyordu ve bu bağlantının birinci elden kanıtı yoktur.
Nereden başlamalı
Yaşlı Adam ve Deniz kısadır ve üslubunu bir oturuşta gösterir. Ardından Silahlara Veda. Öyküleri için Kilimanjaro'nun Karları seçkisine bakın; "Beyaz Filler Gibi Tepeler" öyküsü, buzdağı kuramının ders kitaplık örneğidir.
Kapanış
Hemingway'in dersi bugün her yazı için geçerli: kısa cümle, az sıfat, çok fiil. "Ömrüm boyunca kelimelere ilk kez görüyormuşum gibi baktım" diyen birinin, cümleyi bu kadar sadeleştirmesi tesadüf değil — kelimelere dikkat eden, fazlalığı görür.





