Ali ibn Ebu Talib (yaklaşık 600-661), Hz. Muhammed'in amcasının oğlu ve damadıdır; İslam tarihinin dördüncü halifesidir. Hitabetiyle ün kazanmış, konuşmaları ve mektupları ölümünden yaklaşık üç yüz yıl sonra Şerif Râzî tarafından Nehcü'l-Belâga ("Belâgatin Yolu") adıyla derlenmiştir.
⚠️ Bir not: Hz. Ali adına dolaşan sözlerin büyük kısmının kaynağı belirsizdir; hikmetli her cümlenin ona mal edilmesi yüzyıllardır süren bir alışkanlıktır. Aşağıdaki sözler Nehcü'l-Belâga'daki hikmetler bölümünün Türkçe çevirilerinde geçen, en çok bilinen örneklerdir. Arapçadan çevrildikleri için söyleyişleri neşirden neşire değişebilir.
İlim ve bilgi
1. "İlim maldan hayırlıdır: ilim seni korur, malı sen korursun." (Nehcü'l-Belâga, Hikmetler) — Bilginin mülkten farkı tek cümlede.
2. "Mal harcamakla azalır, ilim harcamakla çoğalır." (Hikmetler) — Bir öncekinin devamı sayılan hikmet.
3. "İlim bir noktadır, onu cahiller çoğalttı." (Hz. Ali'ye atfedilen meşhur söz) — Kaynağı tartışmalıdır ama tasavvuf edebiyatında yüzyıllardır bu sözle anılır.
4. "Kişinin değeri bildiği kadardır." (Hikmetler) — İnsanın ölçüsü olarak bilgi.
5. "Bilgisizlikten daha büyük fakirlik, akıldan daha faydalı zenginlik yoktur." (Hikmetler) — Zenginlik ve yoksulluğun yeniden tanımlanması.
Konuşmak ve susmak
6. "İnsan dilinin altında gizlidir." (Hikmetler) — Bir insanı tanımanın en kısa yolu: konuşmasını dinlemek.
7. "Söz, söylenmeden önce senin esirindir; söyledikten sonra sen onun esirisin." (Hikmetler) — Sözün geri alınamazlığı üzerine.
8. "Susmak bazen en güzel cevaptır." (Hikmetler çizgisinde) — Cevap vermemenin de bir cevap olması.
9. "Çok konuşan çok yanılır." (Hikmetler) — Sadelik ve ölçü.
Dostluk ve insanlar
10. "Dostunu, düşmanın olabileceğini düşünerek sev; düşmanını da dostun olabileceğini düşünerek kız." (Hikmetler) — Duyguda bile ölçü tutmak.
11. "En âciz insan, kendine dost bulamayandır; ondan daha âcizi ise bulduğu dostu kaybedendir." (Hikmetler) — Dostluğun kurulmasından çok korunmasının zor olduğu.
12. "İnsanların en iyisi, insanlara faydası dokunandır." (Hikmetler) — İyiliğin ölçütü olarak fayda.
13. "Kendisi için istediğini başkası için de iste." (Hikmetler) — Altın kuralın buradaki söyleyişi.
14. "Ahmakla dostluk kurma; sana faydalı olayım derken zarar verir." (Hikmetler)
Adalet ve yönetim
15. "Adalet, herkese hakkını vermektir." (Hikmetler) — Adaletin en kısa tarifi.
16. "Zulüm ile abad olanın ahiri berbat olur." (Hz. Ali'ye atfedilen, Osmanlı Türkçesine de geçmiş söz) — Türkçede atasözü gibi kullanılır.
17. "Bir ülke küfürle ayakta durabilir, ama zulümle duramaz." (Hz. Ali'ye atfedilen meşhur söz) — Yönetimin sınırını çizen cümle.
18. "Halkın üzerine, kendine reva görmediğin bir şeyi yükleme." (Mektuplar; Mısır valisi Mâlik el-Eşter'e yazdığı mektuptan) — Nehcü'l-Belâga'nın en bilinen mektubu.
Sabır, ölüm ve dünya
19. "Sabır iki türlüdür: hoşlanmadığın şeye sabır ve sevdiğin şeye karşı sabır." (Hikmetler)
20. "Musibet anında sabır, musibetin kendisinden büyüktür." (Hikmetler)
21. "İnsanlar uykudadır; öldüklerinde uyanırlar." (Hz. Ali'ye atfedilen meşhur söz) — Tasavvuf edebiyatında en çok alıntılanan cümlelerden.
22. "Dünya bir gölgedir: peşinden koşarsan kaçar, sırtını dönersen peşinden gelir." (Hikmetler çizgisinde)
23. "Ölüm, her nefsin tadacağı bir şeydir; asıl mesele nasıl yaşadığındır." (Hikmetler çizgisinde)
24. "Bugününü dününe benzetiyorsan, kazandığın bir gün değil, kaybettiğin bir ömürdür." (Hikmetler çizgisinde)
Bu sözlerin kaynağı üzerine
Türkçede "Hz. Ali sözleri" başlığıyla dolaşan metinlerin çoğunun kaynağı gösterilmez. Sağlam bir doğrulama için tek adres vardır: Nehcü'l-Belâga'nın güvenilir bir Türkçe çevirisi. Derlemenin kendisi de 10. yüzyıla ait olduğu için akademik tartışmaları vardır; yine de Hz. Ali'ye atfedilen sözlerin en eski ve en düzenli kaynağıdır.
Bu yazıda bazı sözlerin yanında "atfedilen" ifadesi bilinçli olarak kullanıldı: o sözler yüzyıllardır onunla anılır ama derlemede aynı biçimde geçmeyebilir. Bir sözü "ona ait" diye sunmakla "ona atfedilir" demek arasındaki fark, bu tür derlemelerde önemlidir.
Kapanış
Hz. Ali'ye atfedilen hikmetlerin ortak özelliği kısalıktır: çoğu tek cümledir ve bir ölçü verir. "İlim seni korur, malı sen korursun" gibi bir cümle, bin dört yüz yıl sonra hâlâ tartışmasız anlaşılıyorsa, bunun sebebi söylediği şeyin sadeliğidir.





