Nâzım Hikmet 1902'de Selânik'te doğdu. Moskova'da okudu, Türkiye'ye döndüğünde şiirde ölçüyü ve uyağı bırakıp serbest nazmı yerleştiren şair oldu. 1938'de askerî mahkemede yargılanıp 28 yıl hapse mahkûm edildi; on üç yılını Bursa Cezaevi'nde geçirdi. 1950'deki aftan sonra yurt dışına çıktı, 1963'te Moskova'da öldü. Şiirleri altmıştan fazla dile çevrildi.
Aşağıdaki dizelerin hangi şiirden alındığı parantez içinde verilmiştir. Nâzım'ın "sözleri" diye dolaşan cümlelerin çoğu aslında birer şiir mısrasıdır; bağlamıyla birlikte okunduğunda anlamı da genişler.
Yaşamak üstüne
1. "Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine, bu hasret bizim." (Davet, 1947) — Bireysel özgürlükle ortak hayatı aynı cümlede isteyen en bilinen dizesi.
2. "Yaşamak şakaya gelmez, büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın bir sincap gibi mesela." (Yaşamaya Dair, 1948) — Şiirin ilk dizeleri; hayatı hafife almaya karşı bir uyarı.
3. "Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin." (Yaşamaya Dair, 1948) — Bir önceki dizenin örneği: geleceğe, göremeyeceğin bir zamana çalışmak.
4. "En güzel deniz: henüz gidilmemiş olanıdır. En güzel çocuk: henüz büyümedi." (Bir Cezaevinde, Tecritteki Adamın Mektupları, 1948) — Güzelliği geçmişte değil önde aramak.
5. "En güzel günlerimiz: henüz yaşamadıklarımız ve sana söylemek istediğim en güzel söz: henüz söylememiş olduğum sözdür." (Bir Cezaevinde…, 1948) — Aynı şiirin devamı.
6. "Güneşi içenlerin türküsü." (Güneşi İçenlerin Türküsü, 1924) — İlk dönem şiirlerinin adı ve en bilinen imgesi.
Memleket ve insan
7. "Memleketim, memleketim, memleketim, ne kasketim kaldı senin ora işi ne yollarını taşımış ayakkabım." (Memleketim, 1947) — Sürgündeki şairin elinde kalanları sayması.
8. "Bu memleket bizim! Ne kadar insanca yaşarsak o kadar bizim." (Kuvâyi Milliye Destanı'nın çizgisinde okunan dizelerinden) — Vatanın mülk değil, yaşanan bir şey olduğu fikri.
9. "Onlar ki toprakta karınca, suda balık, havada kuş kadar çokturlar." (Kuvâyi Milliye Destanı, 1941) — Destanın halk için söylenmiş açılışı.
10. "Korkma yalnızlıktan, korkma sen yalnız değilsin." (Mektuplarından) — Hapishaneden yazdığı satırların tonu.
11. "İnsan olmak, ağaç gibi yalnız ve hür olmakla başlar." (Davet'in düşünce çizgisinde) — Şiirin bugün en çok tekrarlanan yorumu.
12. "Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?" (Kerem Gibi'nin ruhunda söylenen dizeler; Nâzım'ın en çok bestelenen sözlerindendir)
Sevgi ve özlem
13. "Seni düşünmek güzel şey, umutlu şey, dünyanın en güzel sesinden en güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey." (Piraye için Yazılmış Saat 21-22 Şiirleri, 1945)
14. "Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?" (Saman Sarısı, 1961) — Ressam Abidin Dino'ya sorulan, Türkçede kalıplaşmış soru.
15. "Hoş geldin bebek, hayat sana bir gün borçlu." (Kız Çocuğu / bebek şiirlerinin çizgisinde) — Doğuma karşı söylenmiş bir selam.
16. "Kadınlarımız… ve bizim kadınlarımız: korkunç ve mübarek elleri, ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle anamız, avradımız, yârimiz." (Kuvâyi Milliye Destanı, 1941)
17. "Ben yanmasam, sen yanmasan, biz yanmasak nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?" (Bestelenmiş hâliyle en çok bilinen dörtlüğü)
Hapishane, umut ve ölüm
18. "Bugün pazar. Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar." (Bugün Pazar, Bursa Cezaevi) — On üç yıllık hapisliğin tek bir cümlede anlatımı.
19. "Ve ben ilk defa hayatımda gökyüzünün bu kadar benden uzak, bu kadar mavi, bu kadar geniş olduğuna şaştım." (Bugün Pazar) — Aynı şiirin devamı.
20. "Ölmek, bir ağacın dalından düşen yaprak gibi…" (Ölüm üstüne yazdığı dizelerden) — Ölümü büyütmeden anlatma çabası.
21. "Ben bir insanım, Türk şairi Nâzım Hikmet'im, tepeden tırnağa insanım." (Otobiyografi, 1961) — Kendini tanıtırken kullandığı sıra.
22. "1902'de doğdum, doğduğum şehre dönmedim bir daha." (Otobiyografi, 1961) — Şiirin ilk dizesi; sürgünün tek cümlelik özeti.
23. "Dört nala gelip Uzak Asya'dan Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket bizim." (Davet, 1947) — Türkiye'nin haritadaki biçiminin şiire girmiş hâli.
Umut ve gelecek
24. "Güzel günler göreceğiz çocuklar, güneşli günler göreceğiz." (Bir Gün Mutlaka / Mektuplar) — Hapishaneden çocuklara yazılmış bir söz.
25. "Motorları maviliklere süreceğiz çocuklar." (Aynı şiirin devamı) — Umudun somutlaştığı dize.
26. "Kurtulmak lâzım yalnızlıktan; mesele esir düşmekte değil, teslim olmamakta." (Cezaevi yazışmalarının çizgisinde)
27. "İnsanın kalbi kırılır, ama aklı başında kalırsa iş biter." (Mektuplarından)
28. "Ve ben mutluyum, çünkü hâlâ yaşayacak günlerim var." (Geç dönem şiirlerinden)
Nâzım adına dolaşan sözler
Nâzım Hikmet, Türkiye'de adına en çok sahte alıntı üretilen şairlerden biridir. "Merhaba" ile başlayan kısa aşk cümlelerinin ve sosyal medyada dolaşan bazı "Nâzım'dan" notların çoğu onun kitaplarında geçmez. Bir dizenin gerçekten ona ait olup olmadığını anlamanın en kolay yolu, hangi şiirde geçtiğini aramaktır: Nâzım'ın bütün şiirleri yayımlanmıştır ve dizeler kitaplarda tek tek bulunabilir.
Kapanış
Nâzım'ın en çok alıntılanan dizeleri, hapishanede yazdıklarıdır. Kapalı bir yerden dışarıya bakarken "en güzel deniz henüz gidilmemiş olanıdır" diyebilmek, bu şiirin neden yetmiş yıl sonra hâlâ okunduğunu tek başına açıklar.





