Sadi Şirazi (yaklaşık 1210-1292), İran'ın Şiraz şehrinde doğdu. Bağdat'ta okudu, otuz yıl kadar İslam dünyasını dolaştı — Anadolu, Suriye, Mısır, Hicaz. Döndükten sonra iki kitap yazdı: nazım-nesir karışık Gülistan (1258) ve manzum Bostan (1257). Bu iki kitap yüzyıllarca Osmanlı medreselerinde Farsça öğretmek için okutuldu; Türkçeye pek çok kez çevrildi.
Aşağıdaki sözlerin hangi eserden olduğu parantez içinde verilmiştir. Farsçadan çevrildikleri için söyleyişler çeviriden çeviriye değişir.
İnsanlık ve dayanışma
1. "İnsanlar bir bedenin organları gibidir; biri incindiğinde ötekiler rahat edemez." (Gülistan, I. bâb) — Sadi'nin en bilinen dizesi. Birleşmiş Milletler binasının girişinde bu beyit yazılıdır.
2. "Başkasının derdine kayıtsız kalana insan denmez." (Gülistan, aynı beytin devamı)
3. "İyilik et, denize at; balık bilmezse Hâlık bilir." (Sadi'ye atfedilen, Türkçede atasözü hâline gelmiş söz)
4. "Merhametsiz insan, suyu olmayan kuyuya benzer." (Bostan'ın çizgisinde)
Söz ve susmak
5. "İki şey akıl hafifliğidir: söylenecek yerde susmak, susulacak yerde söylemek." (Gülistan)
6. "Sözün gümüşse, sükûtun altındır." (Gülistan'ın çizgisinde; Türkçeye atasözü olarak geçmiştir)
7. "Az söyle, öz söyle; çok söz ya yalan olur ya zarar." (Gülistan)
8. "Bir kimsenin aklını ölçmek istersen, konuşmasını dinle." (Gülistan)
Bilgi ve edep
9. "Bilgisiz âlim, meyvesiz ağaca benzer." (Gülistan)
10. "Edebi kimden öğrendin? Edepsizlerden: onların yaptıklarını yapmayarak." (Gülistan'ın en bilinen anekdotlarından)
11. "Okumak, başkalarının aklıyla düşünmek değildir; kendi aklını kullanmayı öğrenmektir." (Gülistan'ın çizgisinde)
12. "İlim, amel edilmezse yük olur." (Gülistan)
Yönetim, adalet ve halk
13. "Padişah halkın bekçisidir, halk padişahın değil." (Bostan, adalet bölümü)
14. "Zalim padişah, kendi ağacını kendi keser." (Bostan)
15. "Halka zulmeden, devletin duvarını kendi eliyle yıkar." (Bostan)
Kanaat ve gurur
16. "Kanaat eden yoksul, hırslı zenginden zengindir." (Gülistan)
17. "Ayakkabısı olmadığı için üzülüyordum; ayakları olmayan birini görene kadar." (Gülistan — Sadi'nin en çok anlatılan hikâyelerinden)
18. "Alçakgönüllülük yüceltir, kibir alçaltır; yere en yakın dal, meyvesi en çok olandır." (Bostan)
Sadi'nin Türkçedeki yeri
Gülistan ve Bostan, Osmanlı'da yüzyıllarca ders kitabı olarak okutuldu; bu yüzden Sadi'nin pek çok cümlesi Türkçeye atasözü olarak yerleşti. "İyilik et denize at" ya da "söz gümüşse sükût altındır" gibi sözlerin Sadi ile bağı, çoğu zaman bilinmeden kullanılır.
Alıntı yaparken dikkat edilecek nokta: Gülistan hikâyelerle ilerler ve bazı cümleler hikâyedeki bir kişinin ağzından çıkar. Sadi'nin kendi hükmü genellikle hikâyenin sonundaki beyittir.
Kapanış
Sadi'nin hikmetleri, büyük iddialar taşımaz: az konuş, kanaat et, incinme, incitme. Yedi yüz elli yıl sonra Birleşmiş Milletler'in duvarına yazılan bir beytin bu kadar sade bir şey söylemesi — "biri incindiğinde ötekiler rahat edemez" — belki de en iyi göstergesidir.





