Ziya Paşa 1825'te İstanbul'da doğdu, 1880'de Adana'da öldü. Asıl adı Abdülhamid Ziyaeddin'dir. Saray kâtipliğinden vezirliğe uzanan bir devlet adamıydı; aynı zamanda Namık Kemal ile birlikte Yeni Osmanlılar hareketinin en etkili kalemlerindendi.
Divan şiirinin diliyle yazdı ama söyledikleri o kadar keskindi ki beyitleri atasözü gibi Türkçeye yerleşti. Aşağıdaki beyitlerin çoğu Terkib-i Bend'dendir; her birinin altında günümüz Türkçesiyle karşılığı var.
En çok bilinen beyitleri
1. "Âyinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz; şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde." — Bir insanın aynası yaptığı iştir, sözüne bakılmaz; aklının derecesi eserinde görünür. Türkçede en çok alıntılanan beyitlerdendir.
2. "Zulm ile âbâd olanın âhiri berbâd olur." — Zulümle zenginleşenin sonu kötü olur.
3. "Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir; tekdirle uslanmayanın hakkı kötektir." — Öğütle uslanmayan azarlanmalı, azarla uslanmayan da dayağı hak eder. Bugün daha çok ilk yarısıyla, eğitim tartışmalarında anılır.
4. "Bî-baht olanın bağına bir katresi düşmez; bârân yerine dürr ü güher yağsa semâdan." — Talihsiz olanın bahçesine bir damlası bile düşmez, gökten yağmur yerine inci ve mücevher yağsa bile.
5. "İdrâk-i meâlî bu küçük akla gerekmez; zîrâ bu terâzû o kadar sıkleti çekmez." — Yüce anlamları kavramak bu küçük akla göre değildir; çünkü bu terazi o kadar ağırlığı çekmez. Kendi sınırını kabul eden, alçakgönüllü bir itiraf.
Ahlak ve toplum
6. "Sabret siteme ister isen hüsn-i mükâfât; fikreyle ne zulm eylediler Yûsuf'a ihvân." — Güzel bir karşılık istiyorsan eziyete sabret; düşün, kardeşleri Yusuf'a nasıl zulmetmişlerdi.
7. "Vefasızın meclisinde bade içilmez." — İyiliğin değerini bilmeyenin sofrasında şarap içilmez. Dostluğun ölçüsünü sofraya bağlar.
8. "Câhillerin ol mesned-i vâlâya çıkması; mümkün mü ki hikmetten ola bir eser." — Cahillerin o yüksek makama çıkmasında hikmetten eser olabilir mi?
9. "Onlar ki verir lâf ile dünyâya nizâmât; bin türlü teseyyüb bulunur hânelerinde." — Dünyaya lafla düzen verenlerin kendi evlerinde bin türlü düzensizlik bulunur. Ziya Paşa'nın en çok paylaşılan ikinci beytidir.
10. "Bed-asla necâbet mi verir hiç üniforma; zerdûz palan vursan eşek yine eşektir." — Kötü soylu birine üniforma soyluluk verir mi? Altın işlemeli semer vursan da eşek yine eşektir. Sert bir mevki eleştirisi.
İnsan hâlleri
11. "Milyonla çalan mesned-i izzette ser-efrâz; birkaç kuruşu mürtekibin cây-ı kürektir." — Milyonla çalan itibar makamında baş tacıdır; birkaç kuruş çalanın yeri ise kürek cezasıdır. Yüz elli yıl önce yazılmış, bugün de tartışılan bir cümle.
12. "Nâdanlar eder sohbet-i nâdanla telezzüz; divanelerin hem-demi divâne gerektir." — Cahiller cahil sohbetinden zevk alır; delinin arkadaşı da deli olmalı.
13. "Dehrin ne safâ var acaba sîm ü zerinde; insan bırakır hepsini hîn-i seferinde." — Dünyanın gümüşünde altınında ne keyif var ki; insan yola çıkarken hepsini bırakır.
14. "Erbâb-ı kemâli çekemez nâkıs olanlar; rencîde olur dîde-i huffâş ziyâdan." — Eksik olanlar olgun kişilere tahammül edemez; yarasanın gözü ışıktan rahatsız olur.
Dil ve şiir üzerine
15. Ziya Paşa, Şiir ve İnşâ makalesinde Türkçenin asıl şiirinin divan edebiyatında değil halk şiirinde olduğunu savundu — sonra Harâbât önsözünde bu görüşünden döndü. Bu çelişki, Tanzimat aydınının iç hesaplaşmasının en bilinen örneğidir.
16. Beyitlerinin atasözleşmesinin sebebi biçimdir: her beyit tek başına tamamlanan bir cümledir. Divan şiirinde bu özelliğe "berceste" denir — yükü tek başına taşıyabilen mısra.
Nereden başlamalı
Terkib-i Bend ve Terci-i Bend, günümüz Türkçesine aktarılmış baskılarıyla okunmalı; beyitlerin yanında sadeleştirme olmadan pek çok kelime havada kalır. Harâbât ise onun divan şiiri antolojisidir ve önsözü edebiyat tartışmaları açısından önemlidir.
Kapanış
Ziya Paşa'yı bugün ayakta tutan şey, yazdığı sözlerin atasözü gibi kullanılabilmesi. "Âyinesi iştir kişinin, lâfa bakılmaz" diyen biri, kendi ölçüsünü de koymuş oluyor — ve o ölçüye göre yüz kırk yıl sonra hâlâ okunuyor.





